TİHV tarafından yürütülen “Zor Koşullar Altında İnsan Hakları Aktivistleri Olarak Akademisyenlerin Desteklenmesi” projesinin genel hedefi, insan hakları için mücadele eden akademisyenleri ve sivil toplum aktörlerini desteklemek yoluyla, Türkiye’deki temel özgürlükleri ve insan haklarını güçlendirmeye ve geliştirmeye katkıda bulunmaktır.

Bu amacı gerçekleştirmek üzere projede seçilen hedef gruplardan ilki, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” isimli bildiriyle Kürt illerini kapsayan sokağa çıkma yasakları sırasında yaşanan çatışma ortamı ve sivil ölümlerine dikkat çeken, bu saikle devleti sorumluluğa çağıran Barış Akademisyenleri’dir.

Bir diğer hedef grup ise, 15 Temmuz 2016’da gerçekleşen darbe girişimi ile ilişkilendirilerek hak ihlaline uğrayan akademisyenlerdir. Darbenin ardından ilan edilen ve hala devam eden OHAL sürecinde, aralarında Barış İmzacıları’nın da bulunduğu 5882 akademisyen, yargı yolu kendilerine kapatılacak şekilde kamudan ihraç edilmiştir. İş bulma kanalları kapatılmış, akademik çalışmaları engellenmiş ve toplum içinde ayrımcılığa maruz bırakılmışlardır. Ayrıca yurt dışına çıkışları yasaklanarak seyahat özgürlükleri engellenmiş ve uluslararası düzlemde ifade araçları da ellerinden alınmıştır. Adeta “medeni ölüm”e mahkum edilen bu akademisyenler, akademik üretim için gerekli maddi ve entelektüel koşullardan yoksun bırakılmışlardır.

Akademisyenlere yönelik baskı ve ihlaller, insan hakları kurumları ve örgütlerini de doğrudan etkilemektedir. İhraç edilen akademisyenlerin bir bölümü, şimdiye kadar genel olarak sivil topluma, özel olarak da insan hakları hareketine araştırmacı ve eğitimci kimlikleriyle önemli katkılarda bulunmuşlardır. İnsan hakları aktörleri olarak akademisyenlerin sivil toplumla bilgi ve deneyimlerini paylaşamamaları, sivil toplum örgütleri ve aktörlerinin düşünsel ve eleştirel kapasiteleri için bir risk oluşturmaktadır.

No Comment

You can post first response comment.

Leave A Comment

Please enter your name. Please enter an valid email address. Please enter a message.